Başparmak Kireçlenmesi Nedir?
Başparmak kireçlenmesi, başparmağın bileğe yakın kökündeki eklemde kıkırdağın zamanla aşınması sonucu ağrı, şişlik ve güç kaybıyla ortaya çıkan bir eklem hastalığıdır. Tıpta rizartroz olarak da adlandırılır. Bu eklem, başparmağın ilk kemiği ile bilekteki trapezyum adlı küçük kemik arasında yer alır. Eyer şeklindeki yapısı sayesinde başparmağa geniş bir hareket serbestliği kazandırır ve tutma, sıkıştırma, çevirme gibi hareketlerin büyük bölümünü üstlenir.
Kıkırdak, eklemdeki kemik uçlarını örten ve hareketin sürtünmesiz olmasını sağlayan kaygan dokudur. Kıkırdak inceldikçe kemikler birbirine sürtünür, eklem çevresinde iltihap ve kemik çıkıntıları gelişir. Eklemi saran bağlar gevşediğinde başparmak tabanı hafifçe yerinden kayar ve aşınma hızlanabilir. Başparmak eklem kireçlenmesi, elde parmak uçlarındaki eklemlerden sonra en sık kireçlenme görülen bölgedir ve yaşla birlikte giderek daha sık karşılaşılır.
Kimlerde Görülür?
Başparmak kireçlenmesi en sık 50 yaş üzerindeki kadınlarda görülür. Kadınlarda eklemi destekleyen bağların daha esnek olmasının bu farkta rol oynadığı düşünülür. Ailede benzer şikâyetlerin bulunması, başparmak tabanında geçirilmiş kırıklar ve elleri yıllarca yoğun şekilde kullanmayı gerektiren işler de riski artırabilir. Hastalık çoğu zaman iki elde birden ortaya çıkar, ancak şikâyetlerin şiddeti eller arasında farklı olabilir. Başparmak kireçlenmesi yalnızca ileri yaşa özgü değildir; bazı kişilerde 40’lı yaşlarda da başlayabilir.
Belirtiler: Başparmak Kaidesi Ağrısı
En tipik belirti, başparmağın bileğe yakın kökünde hissedilen başparmak kaidesi ağrısıdır. Kavanoz açmak, anahtar çevirmek, kâğıt ya da tabak tutmak, düğme iliklemek gibi başparmakla sıkıştırma gerektiren işler ağrıyı artırır. Ağrı başlangıçta yalnızca zorlayıcı işlerde ortaya çıkar; ilerleyen dönemde dinlenirken ve geceleri de hissedilebilir. Eklemde şişlik ve hassasiyet görülebilir. Hastalık ilerledikçe sıkıştırma gücü azalır, başparmak kökünde kemik çıkıntısı belirginleşir ve başparmak ile işaret parmağı arasındaki açıklık daralabilir. İleri evrelerde başparmağın orta ekleminde geriye doğru bükülme görülebilir.
Bileğin başparmak tarafında ağrı yapan bir diğer sık durum De Quervain hastalığıdır; burada sorun eklemde değil, tendon kılıfındadır. Avuç içinde sertlik ve parmak bükülmesiyle seyreden Dupuytren kontraktürü ise farklı bir hastalıktır, ancak bazı kişilerde ikisi birlikte görülebilir.

Tanı Nasıl Konur?
Tanı muayene ve röntgenle konur. Muayenede eklemin hafifçe döndürülerek bastırılmasıyla ağrı ve sürtünme hissi oluşup oluşmadığına bakılır, sıkıştırma gücü ve hareket açıklığı değerlendirilir. Röntgende eklem aralığının daralması, kemik çıkıntıları ve eklemin yerinden kayması görülebilir; bu bulgulara göre hastalık evrelere ayrılır. Röntgendeki görüntü ile şikâyetlerin şiddeti her zaman uyumlu değildir; tedavi kararı röntgenden çok hastanın yakınmalarına göre verilir. Bilekteki ve parmaklardaki diğer eklemlerde de kireçlenme olup olmadığı aynı muayenede değerlendirilir, çünkü bu durum tedavi planını etkileyebilir.
Ameliyatsız Tedavi Seçenekleri
Başparmak kireçlenmesi olan hastaların çoğu, en azından başlangıçta ameliyatsız yöntemlerle rahatlar. Başparmak kökünü destekleyen ve kişiye göre hazırlanan atel, özellikle ağrının arttığı dönemlerde ve gece kullanıldığında eklemi dinlendirir. El terapistinin önerdiği egzersizler, başparmak kökündeki kasları güçlendirerek eklemi daha dengeli hale getirebilir. Kavanoz açacağı ve kalın saplı kalem gibi yardımcı araçlar, eklem üzerindeki yükü azaltır. Başparmak kireçlenmesinde egzersizler, ağrıyı artırmayacak şekilde ve düzenli olarak yapıldığında en iyi sonucu verir.
Hekimin önerdiği ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçlar şikâyetleri hafifletebilir; uzun süreli kullanımları mide ve böbrekler açısından risk taşıyabileceği için hekim kontrolünde olmalıdır. Bu yöntemlere rağmen ağrı sürüyorsa ekleme kortizon enjeksiyonu yapılabilir; enjeksiyon bazı hastalarda haftalar ya da aylar süren rahatlama sağlar, ancak etkisi kalıcı değildir ve sık tekrarlanması önerilmez.
Ameliyat Seçenekleri
Ameliyatsız tedaviye rağmen ağrı günlük yaşamı belirgin şekilde kısıtlıyorsa ameliyat önerilir. En sık uygulanan yöntem, başparmak kökündeki trapezyum kemiğinin çıkarılmasıdır. Bu işleme çoğu zaman, başparmağın tabanını desteklemek için yakındaki bir tendonun bir bölümüyle yapılan bağ onarımı eklenir. Hangi yöntemin seçileceği; yaşa, mesleğe, kireçlenmenin evresine ve çevre eklemlerin durumuna göre belirlenir. Ellerini yoğun ve ağır işlerde kullanan bazı genç hastalarda eklemin dondurulması, seçilmiş hastalarda ise eklem protezi düşünülebilir. Ameliyat genellikle bölgesel anesteziyle yapılır ve çoğunlukla 1–2 saat sürer; hastalar aynı gün ya da bir gece kaldıktan sonra taburcu olur.
Ameliyat Sonrası İyileşme
Ameliyattan sonra başparmak genellikle 4–6 hafta atel ya da alçıyla korunur. Atel döneminde parmakların, dirseğin ve omzun hareket ettirilmesi sertliği önler; elin ilk günlerde yukarıda tutulması şişliği azaltır. Bu dönemin ardından el terapistiyle yapılan egzersizlerle hareket ve güç kademeli olarak geri kazanılır. Hafif günlük işlere çoğu hastada 6–8 hafta içinde dönülürken, tam iyileşme genellikle 3–6 ay sürer; sıkıştırma gücündeki artış ise bir yıla kadar devam edebilir. Başparmak kireçlenmesi ameliyatından sonra hastaların çoğunda ağrı belirgin şekilde azalır ve elin günlük kullanımı rahatlar.
